Osmanlı'nın hava gücü bu savaşta şöyledir: Savaş başlamadan önce Osmanlı'nın Müstahkem Mevkii Komutanlığı’na bağlı olarak sefer kuruluşunda kağıt üzerinde de olsa hava birlikleri vardır. Bunlar daha sonra işlerliğe kavuşmuş ve bölük düzeyine kadar yükseltilmişlerdir. Çanakkale’de Osmanl'nın 1. Bölük, 6. Bölük ve 3. Deniz Tayyare Bölüğü olmak üzere toplam üç tane birliği vardır. Ancak savaşın son iki yılında Uzunköprü’deki 15. Hava Bölüğü ve tümden Almanlar'dan oluşan Fokker Bölüğü de etkin olmaya başlamıştır. Böylece bu cephede toplam 4 hava birliği oluşturulmuştur. 1.Uçak Bölüğü Gelibolu’daki Galata’da 6. Uçak Bölüğü Erenköy’de ve Nara’ da 3. Deniz Uçak Bölüğü Nara ve Köse burun’da 15. Hava Bölüğü Uzunköprü’de görev yapmaktaydılar.
Osmanlı uçakları Anlaşma Devletlerinin ordusunu, askerlerini, mevzilerini, topçularını savaş ve ulaştırma gemilerini, balonlarını, denizaltılarını, havaalanlarını ve bazı köprüleri bombalamışlardır. Bunların yanı sıra gözetlemeler yapmış, hava fotoğrafları çekmiş, propaganda amacıyla bildiriler atmış, mayın ve ağ taramış, İstanbul’dan gelen ulaştırma gemileri konvoylarına eşlik etmiş ve karşı tarafın uçaklarıyla hem çarpışıp hem de it dalaşında bulunmuşlardır. Bunlardan gözetleme uçuşlarına örnek verecek olursak, bunların savaş boyunca sürekli yapıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Fakat en ilginç olanı Yzb. Meinecke ve ekibinin 18 Mart 1915’teki harekatı önceden haber verebilmesidir. Meinecke 17 Martta İstanbul’dan gelmiş ve 17-18 Mart gecesi arkadaşlarıyla birlikte bir gözetleme uçuşu yaparak, Anlaşma Devletlerinin donanmasının boğaza doğru ilerlediğini görerek geri dönmüş ve cephe komutanına 3 saat gibi önceden haber vererek gerekli önlemlerin alınmasına yardımcı olmuştur. Ölçüm ve gözlem için uygun donanımlı olan gözetleme uçaklarıyla pilot ve yardımcısı gözcü (rasıt), uçtuklarında gözlem yapar ve bu bilgileri harita üzerine işaretler ve gerekli bilgileri defterine not alır daha sonra bunları gerekli yerlere sunardı. Havacıların yaptığı bir başka görev de fotoğraf çekmeleridir. Havacılar uçaklarla 3.000metre yükseklikten fotoğraf çekebilmekteydiler. Daha sonra bu fotoğraflar üzerinde çalışmalar yapılarak haritalar yapılıyor ve topçuların kullanımına sunuluyordu. Havacıların bir başka etkinliği de havaalanlarını bombalamalarıdır. Örneğin 27 Eylül 1915 ve 3-4 Eylül 1917 tarihlerinde İmroz Havaalanı, 18 Nisan ve 15 Haziran 1915 tarihlerinde Bozcaada havaalanı bombalanmış, yine 17 ve 20 Haziran 1915 tarihinde uçakların bilgi vermesi sonucu Seddülbahir Havaalanı Kumkale ve Alçıtepe yöresindeki topçuların atışlarıyla kapattırılmıştır. Ayrıca değişik tarihlerde Limni Havaalanı da bombalanmıştır. Bunların sonucunda Anlaşma Devletlerinin; havaalanları, uçak, hangar ve donanımları zarar görmüştür.
Çok önemli bir bombalama olayı da İngiliz Başkomutanlık Karargâhı olan General Sir İan Hamilton’un yatının bombalanmasıdır. 18 Temmuz 1915 tarihinde saldırılmış, 2 adet 25 kg’lık ve 3 adet 10 kg’lık Alman bombaları atılmasına karşın vurulamamıştır. Bombalar yatın yakınına düştüğü için bir zarar verdirilememiştir. Fakat bu durum Çanakkale Cephesi’ndeki Osmanlı askerlerine moral vermiştir.
Osmanlı havacıları köprüleri de bombalamışlardır. Ancak bunu cepheyi yitirmelerine başladıklarında, düşman ilerlemesini önlemek amacı ile Mondros’a yakın zamanlarda yapmışlardır. Örneğin Ekim 1918’de Gümülcüne-Köse mescit ve İskeçe-Narlı köy köprüleri bombalanmıştır.
Uçaklar propaganda savaşlarına da katılmış; 27 Mayıs 1915 tarihinde Fransız sömürgelerinden getirilen askerlere bildiriler atılmıştır. Yine Avustralya ve Yeni Zelandalılara 25 Nisan 1915 tarihinde İstanbul’dan gelen bir uçak Arıburnunda İngilizce 300 kadar bildiri atmıştır.
Havacılar denizaltılara karşı da etkin olarak kullanılmışlardır. Özellikle Marmara Denizi’ndeki görevi üstlenmişler ve 6 Ağustos 1915 tarihinde saptadıkları bir İngiliz denizaltısını bombalayarak batırmışlardır. Yine Ağustos 1915’te İstanbul’dan gelen deniz konvoylarını havadan ve denizden korumuşlardır. Anlaşma Devletlerinin yitirdiği uçak sayısı Osmanlı’ya göre birkaç kat daha çoktur.
Sonuç olarak; havacılık açısından her iki taraf da canla başla savaşmıştır. İki taraf da çok uçak yitirmemek için zorunlu olmadıkça uçaklarını doğrudan karşı karşıya getirmemeye çalışmışlardır.